19.9.10

şekil şemal

*oğlu U2 konserine gittiği için havasından geçilmeyen bir tanıdığım var. vrak bu nazı vrak bu havayı demek isterdim fakat kendisi kocaman biri

*basket final maçında ya da final basket maçında tayyip erdoğan basketçilere madalya verirken ıslıklanmış. yok artık. içiyosun hiç bi şey olmuyo?

*bazen arkadaşlar kuzenlerin bile ötesine geçebiliyomuş dostum ben bunu anladım bu hafta. kpss'ymiş, okulmuş derken çatışır hale getirdiler kızanları

*eyeliner sürmeden ölürsem çok üzülücem hakkaten. gitgide sonuca yaklaşıyorum aslında ama sisler bulvarında yazıyomuş gibiyim mesela şu an.

*kesik bir kol gibi yalnızlık-dizesinde fazla bir ağırlık seziyorum. gökhan kırdar üstüne beste yazsa kral fm'de ya da ne biliyim fenomen fm'de olur gibi. sadece fikir

*insanın eve gittiğinde internetinin olmadığını bilmesi çok vahşi bir duyguymuş

*şaka maka ama yarın dersanem başlıyör. ne tatlı

*taksim otobüs durağının ordaki bankanın adeta insanlar bekleme yaparken yorulmasınlar diye icat edilmiş bölümlerinde oturup aldığım dergiyi, fanzini karıştırırken ilginç kuzenim ciddi bir üslupla ''taksimi niye dağıtıyosun. heryeri dağıttın yetmedi. evi dağıtıyosun, surayı, burayı, orayı dağıtıyosun. peki taksimi dağıtmak niye'' dedi. garip bir karışım

*nays: ATA 'mın Hayran Olduğu Şarkıların Bende Hayranıyım (well well atatürk'e tapkın gençlerden bir -de vakası daha)
*tarihte ''atatürk'ün tapkınıyız'' diye bir şiir yazılmadığını sanırsanız yanılırsınız çapkıns.

*bir de cicişleri flaş tivide program yaparken gördüm bugun. ismi de 'haydi hayırlısı' gibi bi şey programın. adamın tekinin karısı hamile kalamıyomuş. sorunlusun falan diye baskı yapmışlar. adam doktora gitmiş. yok demiş doktor aklın başında mı, sağlamsın sen vs. adam sonradan öğrenmiş ki karısı doğum kontrol hapı kullanıyomuş. olay bu yani. alıştığımız türk aile sorunları. cicişler de ellerinde barbie değnekleriyle ''münire hanım kocanızın altınlarını çalıp kaçtınız ama o size hala çok aşık. lütfen burdan çağrı yapıyoruz evinize dönünnnn'' falan diyolar vs's. yalçın çakır'ın tuhaf bir versiyonu yani

*ve son 2-3-4-1-2-1-2

dudaktan buruna

5saatte falan 1 kalkan otobüs var istanbul'da. ay em siryus

küçük sırlar'ın senaristleriyle tanışmayı hiç istemem. eminim onlar da benle tanışmak istemezlerdi zaten. itici 1erotizm, banel fantezi müzik edasında yazılmış tivitler. üffff

5saatte 1 kalkan otobüsü beklerken dergi okuyor idim. çünkü entelektüelim ve kitabı yalnızca uykum geldiğinde okumuyorum. ''artık eski yalnızlıklar yok. çünkü artık o yalnızların evinde bir pc, o pc'nin içinde de bir feysbuk hesabı var'' tadında tuzunda bir yazı okudum. ego maximum

şişede durduğu gibi durmaz ki kafir/tutar insana yaşamı sevdirir.
şiiri az ama öz sevmek budur üstat.

17yeniden. avatarımı gören beni reşit değil sanıyor. harici diskime giren belirsiz maddeler yüzünden kendimi tekrar eder oldum 

zeki müren filmleri çok acayip oluyo. adam dönemine göre çok kuul. edalı, işveli, slip mayolu. foto arşivimi açardım eller almasaydı

haydi ben pişmaniye yemeye. hem şiiri hem blog'u hesaplı kullanıyorum, bütçemi aşmıyorum hihihi. mucix pamuklu pamuklu

7.9.10

yes bonoğ


Bonomu öptüm de yattım

dün gece tek hece



uyandığımı sandım
istanbul'daydım
kollarını tuttum tam sarılırken
dudaklarını buldum öptüm
dün gece iy ki sen de benle istanbul'daydınn

eskiler de iyidir bazı bazı

6.9.10

dişim kaşınıyor

izmir'de ''yetmez ama evet'' panelinde konuşmacılara boya atan insanlar ısırılmış. dalga değil bildiğin ağız-çene-diş. hava şimdiden demokratikleştikleşmedi mi ama?

3.9.10

yıldızın parlasın erdoğaannn


*Başbakan: ''Öyle tipler var ki onların evlenmek filan gibi bir dertleri yok. Temenni ederiz ki onlar da evlensin” demiş. Valla özlemişim yaa. ''Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum'' dan sonra pek coşturamamıştı beni. Artık Kılıçdaroğlu'yla eğleniyodum ama Erdoğan'ın tadı bambaşka ya. Tip mi? Tipik topik tepik. Kime göre neye göre?

*Kılıçdaroğlu ''darbe olursa tankın önüne ilk ben çıkarım'' demiş ama ben kaçırmışım. Nöööööğ

*Avcılar belediyesi ''evet'' pankartlarını, birsürü başka belediye de ''hayır'' pankart ve afişlerini söküyor. Demokrasi aşkınaa

*KPSS olayı çok değişik.''Alanında uzmanlaşmış bir kurum olan YÖK'' demeyin bari her konuşma başında.

*Gülse Birsel dizi yapıyomuş. Gizli gizli heyecanlanıyorum.

*Dünyaya büyük bir mesaj göndermem gerekirse annesi menopoza girmeyenlerin dikkat etmelerini tavsiye ediyore. Dikkatli olun, çok gerinizden gelen çocuk çok tehlikeli. Tabi eğer ''yok ben kaçarım ortamdan. kendi ortamımı kurarım yani'' vs diyosanız bırakınız yapsınlar.

*Geçen yıllar çocuklar duymasın'ın havuç'undan çok şey götürmüş. gereksiz büyük turunculuk hiç cezbedici değil. Gdo?

*NR1'de ''Referandum özel'' programı varsa flash tv'de dönerek ibadet eden kavuklu amcalar var.

*Hiç bir semavi dini bilmiyorum ve anlamak istediğim zamanlar ironik biçimde bakunin, de sade vs okuyorum.
Bu huyuma bir son verip 39 kupona verilen kuran'ı alarak işe başlamaya karar verdim. haydi hayırlısı işalla

*Buz müzesi diye bi şey vardı ama gidemedik bi türlü. güzel miymiş acaba ya? hadi bakalım

1.9.10

yağmurluklu genç

*insanlar ''tv'yi attım ben yeağğ çok gereksiz bir şey'' falan dediklerinde eve gider gitmez internetten ezel'i falan izleyen bi insan silueti oluşuyo gözümde.

*havuza gitmek bir hatay'dı.

*spam detay: gevşek göğüslere son, hayat 'erken' bitmesin, partnerinizi daha çok sevindirmek sizin elinizde.

*benim küçük mikrofonum ne garip bi şarkı ismi.

*kuzenim sagopa kaşmir'le yanındaki kolerayı görünce metrobüste mp3'yle ritm tutan apaçi kızı düşünüyomuş hep. ben de okan bayulgen'deki acayip ortamını düşünüyorum daha çok. ne diyolardı o ortama tam bilmiyorum. namaz stilo.

*bored to death diye bi dizi var çok güzel. ama yaymaya gerek yok tabi.

*tanıdık bir kadın tüm zaman gazetelerini toplayıp apartmandaki kimsenin okumamasını sağlıyor.

*seneye bu zamanlarda izmir'de oluciim. naysnays

*camel paketini ilk elime aldığım günü hatırladım da şimdi hey hey günler. küçücük gözleriyle bana bakıyordu. bu kız da kim, ne yapcam ben şimdi diye bakıyodu o küçük gözler adeta. yıllar geçti ona katlanmak zorlaşmaya başladı. o masum bebek doymuyor ve daha fazla cep yakıyordu. ama onsuz da olmuyordu neticede. kıçına -tüm akranları gibi- etiket kondurdu tayyip amcası sonra. resmen damgalanmıştı. işte o an onu ne kadar sevdiğimi anladım. hemen kuruyemişçi amcadan aldım onu ve attım çantama. sonra da yine düştük yollara. (böyle yağmur yağmaya yakın bir günde almıştım da ilk-ondan heralde yazdım şimdi durup durarken)

*evet her yerde yağmurluklu genç var. polarlılar da var nöööö

13.8.10

klimasını sevdiğim

annemin gogul'a yaptığı muamele ortalama bi anne sıcaklığında. misal bacağı ağrıdığında der ki: ''bacağım ağrıyo ne yapmalıyım gogul'' falan. bildik anne yeağ. neyse ya demin ben de dudağımdaki morluk için dr.a gitsem kesin pislik yapar, oturarak da halledebilirim belki diye düşünürken annemin yol haritasını izliyim sonra da kimseye söylemiyim en iyisi diye düşündüm. sonuç nays. dudağım kendi içinde hipotermi yaşamış. bu sinirle dudağıma laflar falan hazırladım. bu lafları onun ısı düşmesini kıskanan kulaklarım, bileklerim ve burnum adına okumak isterdim ama biraz üstünde çalışmam lazım. başlık şöyle bi şey: organ olmussun ama insan olamamışsın, nispet mi yapıyosun len allasız, bizi oraya getirtmemeni rica ediyoruz dudi. ya da böyle bi şeyler, böyle bi şeyler.




12.8.10

kendimi yiyesim var

*okuduğum bölümün hayatımın bölümü olmadığına karar verip okulu bırakma kararı aldım. işçi karıncaya döndüğüm günler yakındır a dostlar.

*yemekteyiz'te at kuyruklu bi amca evinin her bölümüne farklı gözlükle arz-ı endam ediyor çok acayip.

*herkes çok acayip bu ara.

*öff cnn'in afiş programının reklamına lanet olsun. reklam şöyle; 2 tabela. sağdaki yıldız, çevreyolu istikamatini gösteriyor. sol taraf afiş programınığğğğ.

*benim tek dostum blogum sigaramm.

*hayat sevince güzel. çubuklu dondurma yerken blog yazmayı denerseniz yiyince de güzel.

*ebeveynlerimin beni sevindirme yöntemleri 3yaşımda uyguladıkları yöntemlerse sorunun bende olduğunu reddiyorum.

*hala çok sıcak ya. yeteneklerim bile eridi büğğğ

6.8.10

53 derece

*Ntv ekranları bu sabah ''53 dereceyi görecek miyiz'' sorusunun cevabını aradı. tek tesellim şort-terlik.

*Geçen evimizin hanım direğine ''gidiyorum uleynn'' diyip çıktım evden. hesaba katmadığım şey tüm arkadaşlarımın istanbulaşırı yerlerde olmasıydı. geceyi babanemde kalma trajedisinden zor kurtardım ya. tam bi fak anlıyceğin güzel günlük hoş günlük.

*Gitmek istediğim film sayısıyla gidebileceğim insan sayısı acayip ters orantılı şu an. neden? çünkü benim nacizane vücüdum mütevazi arkadaşlarımınki lümpen. ben 10gün insan gibi tatil yapıyorum onlar çitlembik olmak için 3ay domuz gibi yazlıklarında takılıyolar. bok suratlar

*Ya bi insan neden çocuğuna Adolf Hitler adını verir hiç kafam almıyor. ''bizim çocuk da bok gibi bi herif olcak ilerde abisi'' kafası mı ne yani.

*Yeni Zelenda'da eşini dövmekle suçlanan adam sahip oldukları kebap dükkânındaki karlı bir alışverişi kutlamak için kolbastı yaptıklarını söylemiş utanmadan çüş. (yargı dediğin pratik olmalı)

*Dörtyol'daki olaylarda fındık işçilerinin yoğun yaşadığı Kürt mahallesine karşı salıdırıya geçen pek duyarlı kitleler ve bi de Mhp'li belediye meclis üyesi vardı. Jandarma halkımızın duyarlılıklarına pek sadık bu belediye meclis üyesinin istihbarat elemanı olduğunu kabul etti. şahanesiniz bebekler.
Bu noktada Yıldırım Türker'den alıntı yapmazsak hakkaten iyi bok yemiş olurum evet;
 ''Linçe yeminli kalabalığımız, meydanı doldurmuş, gelmesi beklenen BDP milletvekillerini bekliyor. Emniyet güçlerinin bütün ikna çabalarına rağmen bir türlü dağıtılamamışlar. Bunun üzerine bizzat kalabalığa dalan Amir, çocuklarıyla konuşan çaresiz bir baba kıvamında. Çocuklar, diye haykırıyor. ‘N’olur işimi zorlaştırmayın’. Karşısındaki linççiler, ama biz burada olmasak onlar gelebilirdi, mealinde sözler ediyor. “Hayır” diyor amir. “Size söz veriyorum. Onları ilçemize sokmayacağız.” Arada yakaladığı linççilerden birinin başını okşuyor. Onları ne kadar sevdiğini, ne kadar anladığını belirtiyor ikide bir. Linççiler de şımarık kuzucuklar gibi, ‘amaaa..’ diye başlayan cümleler kuruyor, ‘sizin yanınızdayız’ diye bağlılık yeminleri ediyor(...)Dörtyol’da saldırıların başlamasıyla birlikte yoğunluklu olarak yaşadıkları dört mahalleye sığınıp barikatların ardında parçalanmayı bekleyen Kürtlerden birinin gözlerini göremiyoruz. Onlardan birinden dinleyemiyoruz olan biteni. Biz erkek tarafıyız. Bizim kameramız hep linççilerin omuz başında. O barikatın ardında titreşen çocukları, yoksul işçileri hiç merak etmiyor, onlardan haber almaya yeltenmiyoruz''

*Bu sıcaklar insan olanı küfürbaz, olmayanı zebani.